Sınava hazırlanan hemen herkes bir program yapar. Pazar akşamı oturur, saat saat doldurur, pazartesi başlar. Çarşamba bir aksilik olur, perşembe telafi denemesi başarısız olur, cuma program çöpe gider. Sonra suçluluk hissi başlar ve bir sonraki pazar akşamı aynı döngü tekrar eder.
Program bir plandır; sistem ise plan bozulduğunda ne yapacağını bilmektir.
Program kırılgan bir şeydir çünkü tek bir varsayıma dayanır: her şey yolunda gidecek. Sistem ise aksiliği baştan kabul eder. Bugün üç saat yerine kırk dakika çalıştıysan sistem bunu bir başarısızlık değil, bir veri olarak kaydeder.
Sistemin üç parçası
Bu üçü elindeyse programa ihtiyacın kalmaz. Her gün masaya oturduğunda ne yapacağın zaten belli olur: eksik listesinin en üstündeki şey.
Süre ölçmenin en sinsi faydası
İnsanlar çalışma sürelerini sistematik olarak fazla tahmin eder. "Bugün beş saat çalıştım" diyen birinin ölçülmüş odaklı süresi çoğu zaman iki saatin altındadır. Pomodoro tekniğinin asıl değeri 25 dakikalık blokların sihirli olması değil, ne kadar çalıştığını sana yalan söylemeden göstermesidir.
Ölçülen süre küçük görünse bile üzülme. Gerçek sayıyı bilmek, hayali sayıyla yaşamaktan her zaman iyidir; çünkü ancak gerçek sayıyı artırabilirsin.
Haftada bir, on beş dakika
Sistemin tek bakım gereksinimi haftalık bir gözden geçirmedir. Hangi konular ilerledi, hangi kazanımlar hâlâ kırmızı, geçen haftanın toplam odaklı süresi ne kadardı. On beş dakika sürer ve bir sonraki haftanın ne olacağını belirler. Program yazmaktan çok daha az iş, çok daha fazla etki.
YKS'ye kaç gün kaldı? 247 gün →